Who Unfollowed Me on Instagram

Ateşle Koşmak: Tahtalı Run to Sky 27K

2018 yarışından sonra yazdığım kısa raporda Tahtalı Run to Sky ile kısa geçmişimi ve VK yarışı tecrübemi paylaşmıştım. Kaçırdıysanız buradan okuyabilirsiniz. Cuma günü zirveye ulaştıktan sonra Cumartesi sabahı ikinci kez aynı noktaya, bu sefer  Tahtalı Run To Sky 27K parkurundan koşmak için erkenden kalktım. Açıkcası Çıralı’daki oteller erken kalkanı çok da sevmiyor gibiler. Genelde geç yatıp geç kalkıyormuş buraya gelenler. Grand Aygün Otel yoga müşterisine alışık olduğu için kahvaltıyı akşamdan tabakta odaya teslim etmeyi kolayca başardı. Tabağı beslenme alışkanlığıma göre dizayn ettikleri için 2. sabahımda da moral ve besin değeri yüksek öğünlerim oldu.

2015 yılındaki ilk senesinde, çok isteyerek geldiğim bu yarışı, 2 gün öncesinde buradan izleyebileceğiniz düşüş sebebiyle koşamamıştım. O zaman üzüldüm, kızdım. Parkuru koşamadım, iki istasyonda yardım ettim. Yaşamam ve öğrenmem gerekenler vardı. Rotaya geri dönmek çeşitli sebeplerle 2018 yılını buldu.

Cuma günü VK yarışını koşmak çok doğru bir seçimdi. Ayakların denizde, elinde ayran yukarıya bakıp “yarın bu zirveye koşacağım” repliğini söylemek kolay. Nasıl çıkıldığını, bastığın taşları, gölgesinde gitttiğin veya yokluğunu hissettiğin dalları, sızlayan ve laktik asitle dolan kasları hayal etmekten uzaktasın Akdeniz’le aynı seviyede. Tokat yiyip kendime geldim Cuma günü. İlk önce denize atlayıp sonra uzun bir öğlen yemeği yedim. Daha önce kısa merhabamız olan Eskişehirli Singer kardeşlerle yemek boyunca sohbet ettik. Yarış için yolculuk etmenin en güzel yanlarından biri yeni dostlar, dünyalar tanımak. Kalkarken bedenimi yeterince dinlendirmediğimi düşünürken sonrasında zihnimi  gevşettiğimi fark ettim. Akşam yarış hazırlığımı tekrar kontrol etmeden önce, sevgili Aykut ve Mert’in 2015 yılı yarış raporlarını tekrar okudum – bağlantılarını önceki yazımda vermiştim. VK rotası beni biraz silkeledi. Yarın 4,5 kat daha uzun bir rotam olacak ve enerjimi daha iyi yaymalıyım. Daha uzun parkurda kalacağım ve olabildiğince çok eğlenmeliyim. Yarışı dikey ortası olan 18.8.km’deki Beycik noktasına kadar temkinli gitmeye, sonrasında hızımı fazla düşürmeden sürekli hareket halinde kalmaya karar veriyorum. Hedefim 5:30 saat altında kalmaktı. Bunun için de 2:40-2:45 gibi Beycik’e varış çoğu yarışmacı gibi bir o kadar sürede son 8.8km ve dikey 1300 metreyi tammalamayı umdum. Bu sefer batonları mutlaka alacaktım, yine kendi fırtına-acil durum malzemem sırtımda, kafam rahat start almaya karar verdim.

Plan buydu. Bazı günler planı uygularsınız. Bazı günler plana uyamazsınız. Bazı günler de ilk önce zor başlar, sakin kalırsanız toparlar, hatta plandan iyi gidersiniz.

Resmi parkur profil ve grafik çizimi

Sabah uyanınca kahvaltıdan önce 400 metre mesafedeki start çizgisinde 100km ve 60km startına yetişip uzun parkura çıkanlara şans diledim. Starta yakın konaklamanın avantajı. İkinci kere start çizgisine döndüğümde son 7-8dk içine girmiştik. Hoş beş ederek kalabalığın ortasında geri sayımı bekledim.

Tahtalı Run to Sky ve Chimera Run ortak start

Tahtalı Run To Sky 27K  ile Chimera Run 30K aynı anda çıkış alıyor. Ulupınar’a kadar 9,6km beraber gittikten sonra Chimera parkuru yükselmek yerine yana geçiyor ve toplam 1000 metre irtifa kazanımı ile Çıralı plajına geri dönüyor. Run to Sky ise isminin hakkını vermek için toplam 2650m tırmanıyor. Start bu sebeple hem kalabalık, hem de ilk 500 metresi 10km koşulacakmış gibi gazlı bir atmosferde.

Ortalarda start alıp asfalt yolda tıkanan yarışmacıları sabırla geçerek yokuşa geldim. Yanartaş mevkiine tırmandık.  Daha önce Yanartaş’ı hiç görmemiştim. Gerçekten ateşler yanıyor.

Yanartaş bölgesi ve topraktan çıkan alevler

Atevler arasında tırmanırken ben:) F: GoShots

Kontrollü bir şekilde burayı tırmanıp belirgin ama yer yer teknik iniş patikasından hızlanarak indim. İlk kontrol istasyonu Ulupınar’da. Sade ama fonksiyonel.

Ulupınar İstasyonu. 9,6km

Matara doldurup biraz portakal yedim. Yanımda önümde hızlı koşanlar var. Dikkatimi kendime vermeye çalışıyorum. Fazla duraklamadan devam etmek lazım. İstasyondan biraz devam edince Antalya-Kemer-Fethiye asfaltını geçiyorsunuz. Burada temkinli olmak lazım. Sonrasında patikalar ve orman yollarındasınız. Rotanın büyük bölümü Likya Yolu’nun kırmızı beyaz işaretlerine sahip. Organizasyonunda ikaz şeritleri (2018’de kırmızı beyaz) asılı.

Rota işaretleri: Solda organizasyon işaretlemesi, sağda taş üstünde Likya Yolu işareti. Burası hemen asfalt geçişinden sonra.

Rotada zaman zaman bahçelerden, merdivenlerden geçiliyor. Ahşap çitler de aşacaksınız.

Rota orman patika ve yollarını kullanıyor. Bir çok yerde arazi aracı da gidebilir. Likya Yolu işaretleri bazen karışıyor, mutlaka organizasyon şeritlerini arasın gözünüz.

10-20.km’ler arasında yer yer patika belirsiz, zemin oldukça bozuk oluyor. Buralarda hem işaretlere, hem de bastığınız yere dikkat! (Bulanık çekim için özür dilerim)

Beycik KN. 18,8km. Yolun 2/3ü ama zamanın yarısı. Çünkü daha tırmanışın 2/3ü var. Buradan çıkarken su besin eksiğiniz olmasın. Gönüllü ve görevliler canavar çalıştı. Tatlı tuzlu bir sürü çeşit vardı. Fotoğrafını çekemediğim bir de minik süs havuzu var. Çok sıcaklamış vardığım için kafamı içine soktum. Ne iyi geldi!

Beycik sonrasında bu manzarayı gördüğünüzde bitmeyecek tırmanış başlıyor. Sabırla ve sürdürebildiğiniz en hızlı tempoyala devam edin. Benim için batonları verim kullanmaya odaklanmaya başladığım an oldu.

Rota hoş sürprizlerle dolu. Bu kulübe son derece otantik. Kütük içinden çıkan suyunu içebileceğiniz bir çeşmesi de var. Bu külübeden sonra eğim biraz daha sertleşiyor, orman içinde zig zaglarla boyuna tırmanıyorsunuz.

Boyunu geçince son külah. Hala uzakta. Hala sabırla tırmanmak gerekli.

Başladıktan 4 saat 34 dakika sonra varış çizgisini geçiyorum. Bu beni genel kategoride 3. yapmış. Sürpriz bir sonuç.

Tahtalı Dağı’nın zirvesindeki tesiste bir bungi trambolin var. Sizi dev bir sapana gerip zıplatıp duruyorlar. Bir çılgınlık yapayım dedim, bağlandım. Beni yarıştan fazla yordu:)) Şaka bir yana, boşlukta düşmeyi sevmediğim için vücudumu kastığımı, bunun da yorgun kaslara iyi gelmediği fark edince erken bıraktım.

Kısa bir video rapor:

Yarışta neler kullandım, faydalandım:

Ayakkabı: The North Face Single Track Hayasa. %99 tırmanış veya düz zemin olduğu için olabildiğince hafif bir patika ayakkabısı kullanın. Asfalt ayakkabısı önermem.

Baton: Leki Micro Aergon. Baton kullanmak için doğru yarış. Ancak doğru kullanım tekniğini öğrenip, biraz pratik yaparak gelmeyi unutmayın. Tekniği oturtmak zaman istiyor, bu yarışta doğru tekniği oturtacak bol zamanınız olacak. Yeterki teorisini bilin.

Çanta : The North Face FL Vest, emektar yelek tipi çantam. Göğüste matara ve şişe, ayrıca kolay erişilebilen ceplerinden dolayı seviyorum.

Diğer Malzemelerim: Garmin Fenix 3, vizör tipi başlık, güneş gözlüğü,  fazla ısınmamak için kısa şort (The North Face) ve atlet (adidas), hafif rüzgarlık. Yanımda yiyecek (tahin pekmez tüpleri, GU jel, kuruyemiş, vb), 0,45+0,5lt 2 adet şişe, acil durum battaniyesi, eLite kafa feneri, elastik bandaj, yara bantları, birkaç ağrı kesici-mide destekleyici hap, bandana, ince eldiven, telefon (ve kulaklık), bir adet GoPro. Bir çok yarışmacı zorunlu malzemeler dışında ekipman taşımadı. Şahsi görüşüm dağa yaban rotadan tırmanırken tedbirli olmak iyidir.

Genel Değerlendirme: Yarışın özel karakteri ve doğası var. Mesafe ve tırmanış dışında, formüle edilmesi zor bozuk zemin faktörü var. Ayrıca sıcak ve değişken rüzgar da önemli. Yarışın son 10 kilometresine hem fizik hem zihinsel olarak hazırlanmak, kaynak saklamak gerekli. İlk 10’a baktığımızda dağlarda çok zaman geçirmiş kişiler, daha genç ve düz parkurlarda bizden hızlı koşucuların önünde-arasında olmuşuz. Bir kaç senede bu arkadaşlar koşullara alışıp canavar sonuçlar alacaktır.

Organizasyon çok kalabalık olmadığı için sıcak ve samimi bir ortamda. Yarış kitinde bez çanta, t-shirt, eşya çantası çıktı. İkramlar yeterli, istasyonlarda güler yüz var. İşaretlemeler yeterli. Dikkatli olmazsanız birkaç kere kaçırabiliyorsunuz (ben 3 kere kaçırdım. İşaretsiz koştuğumu hızlı fark ettim.) Orman içinde gözünüzü yerden sıkça kaldırıp işaret bakmak gerek. Brifingde (X) işaretini açıklıyorlar, hatırlayın:) Bence birkaç toprak yoldan patikaya geçiş noktasına tahta kazık konabilirse mükemmele yakın işaretleme olur. GPSli saatinize rota yüklemek çok faydalı. ( Alp Yörük’e son dakika yardımı için teşekkür ederim.)

Gelişebilecek bir diğer nokta seramik madalyalar: 2 yarışa katıldım, iki anı madalyam oldu. Esasında 2 madalya da aynı. Organizatör için bu konu hep zordur. Bu arada madalyaların özel tasarım seri üretim seramik olduğunun altını çizeyim. Bu sene VK olmadığı için sorun yok esasında.

Kendime notlar:
Yine yarıştan önce iyi uyu, sabah erken güzel kahvaltı et.
Yanartaş girişine sakin git, istasyonlarda oyalanma. İnişlerde hızlı ama dikkati basarak koşa. Kafan yukarıda, gözün işaretlerde olsun. Orman içlerinde şapkanı ters tak. Beycik sonrası nabzını patlamayacak en hızlı tempona tutun. 2,5 saat tutunabileceğin tempo olsun. Boyundan sonra rüzgar riski var, hızlıca giyebileceğin hafif kıyafetin olsun. Parkur çok güzel, her dakikanın keyfini çıkar. Yine şarkı söyle, yanında koşanlarla sohbet et.

2018 sonuçlarına buradan ulaşabilirsiniz.

Garmin Connect verilerim burada.

Tahtalı Run To Sky 2018 Caner’in Runtastic değerleri.

Runtastic parkur profili

Tahtalı Run to Sky yarış sitesi: www.tahtaliruntosky.com

2018 Tahtalı VK raporum bu bağlantıda.

2015 kaza videom, ah sosyal medya merakı:

Leave a Reply

Get Adobe Flash player Plugin by wpburn.com wordpress themes

Pin It on Pinterest

Share This