RFC 6.ve son etap: Şisman kadının şarkısı

13-14 temmuz boyunca suren Uzun etap finishleri dün öğlen gibi bitti ve günün kalanını dinlenerek geçirdik. Kampın son gecesinde şarkılar söylendi, hatta ayaklara rağmen halay çekenler oldu.( videosu yakında)

Sabah 06:30 hareket verilmişti, “turkish time” geçikmesi ile Şereflikoçhisar’dan ayrıldık. 10:30gibi Göreme’deki start verildi. Sonuçlar itibarıyla Mahmut’un 5 dk arkasındaki Faruk son kez şansını deneyecekti. Mehmet Yener’in de Hüseyin Polat ve Musafa Kızıltaş’ın 8-10 dk önünde olmaya çalışacağından emindik. Aykutla rahat ve keyfine koşmaya karar verdik. Yarışın başında en önde kalıp Mahmut ve Faruk’un güzel bir karesini çekmek istiyordum.

Start işareti ile hızlı bir çıkış başladı. Mahmut, Faruk, Fırat çok hızlı başladılar. Ancak arkalarından çekebildim.


Bacaklarımı acıtan tempoya tutunmaya çalışmadım. Mehmet Yener heyecanla kareyi tamamladı. Biz arkalarında Mustafa abi ve Aykut’la üçlü grup yaptık.

Hüseyin Polat hemen aramızdaydı.Dar ve dik kanallardan aşağı koşarken 6.gün ve 230+kilometredir koştuğumuza sanırım kimse inanmazdı…

Çavuşini ve Kızılçukur bölgesi çok sarp vadiler ve onları bağlayan patika ve tünellerle koşmaya çok müsait. Gücünüz varsa önümde koşan Aykut ve Mustafa K. gibi roket hızında gdebilirsiniz. Çavuşun sırtı mevkiinden vadiye inip 2.4km gittiğimizde 10dk zaman geçmişti.

Hızımızı düşürüp Aynalı kiliseye doğru ilerledik. Kilisenin altında iş karıştı.

Tünele girdik, fotoyu cektim iz karıştı. GPS izini anlamaya çalışırken Mahmut belirdi ve kiliseye gidin dedi. Bir şekilde dar patikayı bulup aynı yeri bulduk. Şimdi devam izini arıyorduk ki arkadakiler gelmeye başladı. Birimiz “Kiliseye cıkın” derken, kalanımız izi bulmak için denemeler yaptık. 3.denemede bulduk…

Devam edip dik (yıpratıcı dik!)yokuşu çıktık. Bu bölümde Soeren ve Dino da bize katıldılar.

Yokuşun tepesinden az önce altında-üstünde yol aradığımız yılanlı kilise. Tıklayıp büyütün ve koşanları görün. Belki herkes aynı rotayı takip edemedi?

Vadi tabanları genelde yesil çalılar ve 3-4 metreyi bulan ağaçlarla kaplıydı. Yumuşak, kumlu zeminde koşuyorduk. Mustafa K.nın bacakları, Aykut ve Dino tabanda ilerlyoruz.

İlk merdivenler… Dik ve yamuk merdivenlerin neyseki korkuluğu vardı. Önde Fırat ve Mehmet’i yakalamaşız… Mustfa abi merdivenlerde.

Geriye kayık duran merdivende nispeten yavaş ve dikkatli indik. Basamak detayı ve hemen arkama yerleşmiş Soeren’in bacakları. Ara noktayı geçip bir kaç tünele girdik.

Toplam kaç tünele girdik hatırlamıyorum. Parlak güneşten uzun tünellere girdiğimizde güneş gözlüklerimizinde etkisiyle kör uçuşa geçiyorduk. Riskli ama çok keyifli geçişlerdi. Elbette koşarken çektiğim için fotoğraf biraz flu.

Ardaşık merdivenlerden Meskenli vadisine çıktığımızda GPS iyice sapıttı ve 4-5 dakika yol aradık. Merdivendeki görevliye geri yaklaşıp yol tarifi aldık ve bize yetişen Elenalarla devam ettik. Vadi tabanındaki gölgelerde kıvrılarak tempo yaparak Aykut, Mustafa K, Hüseyin P, Caner dörtlüsü bir takım olarak ilerledik. Önde gidenin navigasyonunu sürekli arkadakiler kontrol etti ve yanlış girdiğimiz patikalarda 5-6 metre sonra fark edip arkadakinin liderliğinde doğru yola girdik.

Bu gün keyfine ve bol bol fotoğraf çekerek koşmaya karar vermiştim. Bu son kaybolmanın ardından ekip olarak tempomuz düştü, elim devamen makinaya uzanmadı. Yukarıdaki fotoğraflar ilk 7-8km’den.

Bir süre sonra önce Mehmet’i, sonra Fırat’ı yakalayarak sıralı koştuk. 11.km gibi Mehmet arkamızda kaldı. Son teknik patikalarla dik bir şekilde 2.ara noktaya indik. Fırat uzadı, hemen arkasında Mustafa K ve Hüseyin P, Aykut ve ben hemen arkalarında Göreme’nin parke yollarını tepikleyerek Güvercinlik vadisine döndük. Vadiye girdiğimiz zaman yaklaşık 3km kalmıştı. Tempo yapmanın tek faydası önümüzdeki ikiliye yetışmekti ama ne anlamı olacaktı? Tam bu anda Aykut “ben sıkıldım, yürüyelim” dedi. Kendime koşma motivasyonu ararken 240km.dir beraber koştuğum arkadaşıma yoldaşlık etmenin daha değerli olduğunu düşündüm. Beraberce yürüyüş ağırlıklı devam ettik. Konuşmadık ama ikimizde yan yana bitirmek istiyorduk. Önümüzde ve arkamızda bitirenler genel sıralamada bir şey değiştirmeyecekti. Biz beraber olduğumuzda bir haftalık emeğimiz taçlanacaktı.
GPStekine göre revize edilen finish noktasına vardığımızda 2:25 dakika gecmişti. Çizgiden el ele tutunarak gectik.

20120715-174205.jpg
Finish çizgisinden geçerken, benim önümde sayın basın var. Bakalım sapkalının çektiğini görecekmiyiz. Foto: mert derman

Toplam 31 saat 21 dakikaya yakın süren bir haftalık yolculuk sona erdi. Garmin 401 ölçümüne göre 245.3km koşmuşum. UTMB yolunda hedeflediğim fiziksel antrenman faydasını fazlasıyla aldım. Ayrıca mental olarak da çok verimli oldu. Birkaç gün sonra daha detaylı değerlendireceğim.

Finish çizgisinde organizasyon ekibi, Argos in Cappadocia çalışanları ve medyadan oluşan ufak bir ekip bizi karşıladı. Müge Hanım önceki günden aldığı finiş siparişlerini içten tebrikleri ile dağıttı. Aykutla birer litre ayran sipariş etmiştik. Tokuşturup içtik. 3 yudumda bitirdiğimi itiraf ediyorum… Bitirmiş olanlar ve bitirenlerle kucaklaşırken kumanya paketimizdeki lezzetli sandviç ve meyve suyunu götürdük. Magnum, soğuk su derken finishten sonraki saat içinde 2 litre sıvı aldım.

Varış kutlamamız. Bizi yaralı ayaklarıyla ara noktalarda destekleyip varışa gelen Mert bira, Aykut ve Caner ayran, Mustafa Kızıltaş ise ahududu dondurması-uludağ gazozu karışımı içiyoruz. Elbette önce “sağlığımıza” tokuşturarak…

Mahmut ve Faruk sırayla kaybolup sonra kalanı beraber geldikleri için Mahmut Yavuz 5-6 dakika farkla Runfire ultra 2012nin şampiyonu oldu. İznik Ultra’dan sonra ikinci zafer! Kadınlarda da İznik Ultra damgasını gördük, Elena Polyakova rahat bir birincilik alırken genel klasmanda da 10.oldu.

Aykut dördüncü, arkasından ben 5. oldum. Buraya gelirken böyle bir iddia ve hedefimiz yoktu. Üzerine düşünüp yazacağım.

20120715-174600.jpg
Şampiyonlar yan yana…

Boylece Runfire organizasyonu bitti. Organizasyonda görev alan, emeği geçen herkese çok teşekkùrler. Blog veya başka ortamda sürcü lisan ettimse de özür dilerim. Runfire ile beraber ilk koşarak haber geçme deyemimim de sona erdi. Umarım okuması ve takibi keyifli olmuştur. Öneri ve geliştirmelerinizi beklerim.

Rotamı ve Foretrex 401 datamı görmek için tıklayınız

Genel sıralama linki aşağıdaki 1. gün günlüğümde var.
Runfire Ultra 2012 için diğer yazılarım:

Runfire değerlendirmesi
Runfire gün 6 – son etap
Runfire gün 5 uzun etap
Runfire gün 4
Runfire gün 3
Runfire gün 2
Runfire gün 1
Runfire canlı takip ve yayın, video linki.
Runfire yarış öncesi, sıfırıncı sayfa
Runfire Cappadocia Hazırlıklarım

One Response to “RFC 6.ve son etap: Şisman kadının şarkısı”

  1. Galip says:

    Caner inanılmaz bir iş başardın,yürekten kutlar burada kazanmış olduğun tecrubeler ile bir sonrakilerinde daha da başarılı olmanı dılerim…
    Her gün yazdığın yazılar ile bizlere ama özelliklede bana yaşattığın orada olma hissi için de ayrıca teşekkür ederim.
    Eminim şu an herşeyi unutmuş finişin keyfini çıkarıyorsundur,tekrar tekrar yürekten kutlarım hocam…

Leave a Reply

Pin It on Pinterest

Share This
Get Adobe Flash player Plugin by wpburn.com wordpress themes