Fred neden koşuyor?

Fred Çakmaktaş‘ı hatırlarsınız… Arabasını hızlı kullanmak veya eşinin oklavasından kaçmak dışında pek koşmayan şu Taş Devri karakteri… 17 Kasım‘da Fred kostümü giyerek tekrar koşacağım. 35. Vodafone İstanbul Maratonu‘nda, onbinlerce kişi ile beraber başlayacak koşum 42kilometre sürecek…

Güncelleme: Yarış bitti. Deneyimlerim, fotoğraflarım ve zamanım yazının en altında. Sosyal medyada vaat ettiğim üzere her 10 TL bağışa imzalı dijital fotoğraf iletiyorum eposta ile… Bağışlarınızı haber veriniz ki iletebileyim.

Koşmak bir alışkanlık, bir çoşku, yaşama sevinci. Aranızdan bazılarıyla beraber koşacağız, kiminiz yolda alkış tutacak, kiminiz evinden takip edecek. Koşmak paylaşmak demek.

Coşkuyu paylaşmak, tebessümleri çoğaltmak için mavi kravat ve puantiyeli turuncu Fred kıyafetimle koşacağım. Evet, görenler tebessüm etsin diye. Ayrıca, okuyanlar Koruncuk Vakfı‘na benim adıma bağış yapınca, Bolluca Köyü‘nde yaşayan çocuk ve genç kardeşlerimiz de tebessüm etsin diye…


Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı, Türkiye’nin sosyal huzuru, fırsat eşitliği ve sokaktaki adaleti için gönülden çabalayan, kendi ufak ama büyük dokunuşlar yapan bir STK. Adım Adım Oluşumu sayesinde onları tanıdım. Antalya maratonunda koşucu arkadaşlarım ile beraber Bolluca Köyü’ndeki bir evin yaşam giderlerini karşılamayı başardık. Yıl içinde başka projelerin Koruncuk Vakfı‘na destek vermesine vesile olma huzurunu yaşadım.

Lafı dolandırmadan;
Ben maratonu hızlı koşmak için değil, tamamlamak için koşacağım. Siz de İstanbul Maratonu kapsamında 8-10-15-42km koşabilir, veya yürüyebilirsiniz. Kayıt olurken Koruncuk Vakfı‘na bağış yapabilir, hatta çevrenizden bağış toplayabilirsiniz.

Bunları yapmaya vaktiniz, imkanınız yoksa, 3 dakika ayırarak benim adıma Koruncuk Vakfı‘na bağış yapabilir, 106 çift gözün pırıltısını arttırabilirsiniz.
İstanbul Maratonu fonları Ne Amaçla Kullanılacak?
20 yaşını dolduran Bolluca Çocuk köyünde artık onarılması gereken yollar, kaldırımlar, merdivenler ve evlerin dış cepheleri var. Bunun yanı sıra, köy içine yapılması planlanan istasyonlu yürüyüş yolu ve bisiklet yolu projesi de var. Bütün bu işlerin tamamlanabilmesi için de yaklaşık 250,000 TL’ye ihtiyaç var.

Bağişlariniz için;
Lütfen Açıklama kısmına AA/Koşucu Adı/Bağışcı Adı yazmayı unutmayın!!!
Örnek; AA/CODABASOGLU/Ali Veli

Alıcı : Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı, Akbank- Gayrettepe Şubesi Şube Kodu : 287, Iban : TR48 0004 6002 8788 8000 1927 00 Hesap No : 192700
Online Genel Bağış Sayfası: http://www.koruncuk.org/elverinhayatatutunsun/bagisyapin
Tek Seferlik Kredi Kartı ile Bağış: https://www.koruncuk.org/elverinhayatatutunsun/onlinebagis
PAYPAL Bağış: https://www.koruncuk.org/elverinhayatatutunsun/paypalilebagis

Hedefimiz, Bolluca Çocuk Köyü’nde yaşayan kardeşlerimiz için koşarak 250,000 TL toplamak. Haydi siz de 1 TL / 10,000 TL demeden gönlünüz ya da cebiniz neye imkan verirse EL VERİN HAYATA TUTUNSUNLAR…

Antalya Kalesi Hadrian kapısı önü. F: runnersWorld.de Norbert Wilhelmi

Antalya Kalesi Hadrian kapısı önü, 2013 Mart F: runnersWorld.de Norbert Wilhelmi

Ve bir maraton daha bitti…
17 Kasım 2013 Pazar günü, kostümümle koştum, parkuru tamamladım. UTMB sonrasındaki sakatlıktan iyileşip kendimi fit bir seviyeye getirmiştim ama hedefsiz, günlük koşuyordum. Tempo süre hesabı yapmadım, sabah gördüğüm arkadaşların hedeflerini soruşturdum. Kendi tempomda başlayıp köprü sonrasında seyrelen kalabalıkta slalom yapmaya başladım. 3500m’de, henüz yıldız’a varmadan, bir ihtiyaç molası için bariyerden atlarken dikkatsizlik sonucu sol dizimi vurup yardım. Hem canımı yaktı, hem de 6-7 dakika hızımı çok düşürdü. Neyse ki ısındıkça yavaş yavaş normale yaklaştı, yarışın sonuna kadar götürdü dizim.
Ara zamanlarımı henüz incelemedim, diz konusunu atlattıktan sonra tatlı hızlı bir tempo tutturdum, zaman zaman tanıdıklarla sohbet ederek (yavaşlayarak) devam ettim. “Gittiği yere kadar zorla, ama keyfini sürecek hızda” diye hatırlattım kendime. Koşmak, bacakların üstünde çok öznel, içsel birşey. Aynı zamanda, sosyal. Doğru bir partner, koşu arkadaşı potansiyelini kullanmanı, sınırlarını daha kolay zorlamanı sağlıyor. Ben bugün yanlızdım. Hedefim; Mevcut bacaklarla en hızlı sonuç. 42km ile tek başıma başa çıkmam gerek, bu günkü “challenge” (hedef?) bu. Haliçteki kalabalıkta yerdeki kesit şerit çizgileri arkadaşım oldu, beni çektiler. Aylardır kendime, iç sesime saatler ayırmadan yaşadığımı, sürekli bir şeylere yetiştiğimi fark ettim. Müziğimi kapatıp kulaklıkları çıkarttım. Akan, ama tutup yapışmadığım düşüncelerle beraber ayaklarımı adım adım ilerlettim. Kalabalık beni sürükledi, buralarda hala kalabalıktan hızlı ilerliyordum. Biraz yavaşlamak ilerki saatlerde daha az acı getirebilirdi ama strateji düşünmek istemedim. Düşünmeden, sadece koşmak, anı koşmak…

Yenikapı’da sahile çıkıp 20km noktasını geçtiğimde ince uzun bir koşucu çizgisindeki ufacık ( ama kostümlü!) bir noktaydım. 25km’de derinden acılar ve ağrılar başladı, hafif hafif. Tanıyordum onları, korkmayacak, savaşmayacak, beraber koşacaktım. 30km, varlığını bildiğim “duvar” bölgesinin başlangıcı. Tempom düşmeye, dizlerde monoton asfalt darbelerinin ağrıları iyice hisedilmeye başladı. Vites küçülttüm, hatta 30sn yürüme molaları vermeye, su alırken yürümeye başladım. 35-40 kilometreler arasında Koruncuk’ları düşündüm, kendi kalite ve başarı anlayışımı düşündüm. Tempo düştü, aynı zorlanma seviyesini korudum. Kendimi “parçalamadan” zorlarken 40.km de arkadan tanıdıklar geldi, önce onlar sonra ben, çektik birbirimizi. Fazla heyecanlanmadan son bir sprintle varıştan geçtim.
5. Maratonum bir amaç değildi, hazırlanmamıştım. Bir araç oldu sanırım, dinlendikçe öğrenmeye devam edeceğim.
Sürem 3:38:59.

Organizasyona gelince; malesef son 5 senenin en kötü deneyimini yaşadım. Bu sefer noktalarda içecek bitmedi (en azından ben geçerken) ama start, finiş organizasyonu kötüydü. Start alanı, start öncesi ve anı “felaket” bir deneyim sundu. Bütçenin, planlamanın, etkinlik yönetimi?nin yanlış yönetimiyle ilgili onlarca ders vardı. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, işin içindeki ajanslar utanmazca spor etkinlik ödüllerine aday olurlar 2014’te, birileri de onları finale bırakır…

Ülke değişsin istiyorsanız, lütfen Koruncuklara sahip çıkın. 5-10-20-… TL destek verin. “EL VER, HAYATA TUTUNSUN.”

Teşekkür ederim.


Yarışın başları, Beşiktaş civarı F: Serkan Şentürk, www.facebook.com/NetAtolyeFotograf


Sahilde sona doğru. F: Galip Akkaya


Ordos’tan Serhan Poçan ile, son 20km sürekli karşılaştık F: Hasan Dönmez


F: Sevda Kündü

Fred Çakmaktaş finiş çizgisinde. Net zamanım 3:38:59 F: Esma Parmak

sultanahmet-yokusu-goksen-cinar

Sultanahmet yokuşunda seyirci desteği ile biraz hızlanmış gidiyorum… F: Gökşen Çınar

Sultanahmet yokuşunun ortalarında bütün koşuculara çılgın tezahürat desteği veren MarathonIST tribunüne teşekkürler F: Deniz Kılıç

Sultanahmet yokuşunun ortalarında bütün koşuculara çılgın tezahürat desteği veren MarathonIST tribunüne teşekkürler F: Deniz Kılıç

 

Leave a Reply

Share This
Get Adobe Flash player Plugin by wpburn.com wordpress themes