Two Castles and an Abbey Trail Ultra – Kıbrıs

Yarışlara katılmak için seyehat etmek, çok güzel bir seyehat bahanesidir. Ultra maratonlar sebebiyle yapacağınız seyehatlerinizde turistik gezi süresi daha kısa olsa da, zaten bizlerin yan gelip yatmakla fazla bir bağımız yok… Kıbrıslı çok arkadaşım, hatta zaman zaman Kıbrıs’ta iş projelerimiz olmasına karşın ben hiç gitmemiştim. Bu sebeple Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bir ultra maraton düzenleneceğini duyunca, heyecanlandım.castlesultra-logo

Two Castles and an Abbey Trail Ultra (2 Kale ve 1 Manastır Patika Ultrası – www.castlesultra.com ), KKTC’yi doğu-batı ekseninde geçen Beşparmak Dağları boyunca koşan 80km’lik bir yarış. Harika bir doğa, bakir patikalar ve zorlu bir zeminde geçen organizasyon 3 yarıştan oluşuyor:

1. The Lionheart Run/ Aslan Yürek Koşusu, 80km
2. The Braveheart Run/Cesur Yürek Koşusu, parkurun son 27 km.si
3. The Mountain Goat Run / Dağ Keçisi Koşusu, parkurun son 9km.si (ve en sert bölümlerinden biri)

Rota doğudan başlayıp batıya doğru devam ediyor, güneşin arkadaş yükselmesi bir miktar avantaj.

Yarış ufak bir organizasyon. 2012 sonbaharında ilk olarak arkadaş arasında deneme olarak koşulmuş. Yarış direktörleri Bryan ve Chris, 6 senedir Kıbrıs’ta yaşayan koşu tutkunları. Önce koşu kitlesini tetiklemişler, sonra da koştukları patikalarda bu güzel yarışı hayal edip yaşama geçirmişler. 2013 yılında 80K parkurunda 23 kişi, 27K parkurunda 24 ve 9K parkurunda 22 kişi start aldı. Organizasyon 5-6 kişilik çekirdek ekip ve yarış günü destek veren SPOT (Society for Protection of Turtles – Deniz Kaplumbağalarını Koruma Topluluğu) gönüllüleri ile kotarılmış. Sade, yeterli, tıkır tıkır çalışan ve iş bilen koşucular tarafından organize edildiği belli olan bir organizasyon.

İznik Ultra'daki sponsorumuz Seğmen, Tahin-Pekmez Tüpleri ile Kıbrıs'taydı. Yarışmacı çantalarına ve ikmal masalarına kondu.

İznik Ultra’daki sponsorumuz Seğmen, Tahin-Pekmez Tüpleri ile Kıbrıs’taydı. Yarışmacı çantalarına ve ikmal masalarına kondu.

Yarışa Şubat ayında karar verip uçak biletlerini çözdüğümüz için makul bir bütçe ile çözdük. Biraz daha kısa konaklanabilir, ekonomi sağlanabilirmiş- arkadaş grubumuzun çoğu için ilk Kıbrıs seyehati olduğu için paylı gittik. Yol ve transfer çok yorucu olmadığı için 2 gece konaklama ile çözülebilir.

Yarışma noktadan noktaya 80km devam ediyor, start ve finiş birbirine uzak. Doğuda, Kantara Kalesinden başlıyor. Bu bölgede konaklama imkanı az, ulaşım zor. Doğrusu, Kıbrıs’ta toplu ulaşım yok desem yeridir. Araç kirama şirketleri de 3 günden az araç kiralamıyor (trafik soldan akıyor!) Bitiş yeri Batı’da, Girne tepelerindeki Bellapais (Beylerbeyi) Köyü. Burası Kıbrıs’ın en turistik yerleşimi diyebiliriz. 80K yarışı sabah saat 05:00te başlıyor ve organizasyon Bellapais’ten 03:00te servis kaldırdığı için biz konaklamamızı varışa yakın konumladık. Yarış merkezi de olan Ambelia Holiday Village, apart oda ve villalardan oluşan şirin bir tesis. Girne merkeze yürümek için uzak, Bellapais köy merkezine yarıştan önce 8-12, yarıştan sonra 13-18 dakika mesafede:) ( ilk rakam gidiş, ikincisi dönüş:) ) Kıbrıs hakkında bilinmesi gerekenler, yakıt-alkol Türkiye’den ucuz, taksi-yemek-otel daha pahalı. Araba kiralamadan yarış için gittiğimiz için biz daha ikinci bölümle muhattap olduk. KKTC’de doğa harika. Elbette Akdeniz ve Muğla-Antalya şeridine benziyor. Dağ patikaları daha temiz, abudk inşaatlar başlamış sağda solda. KKTCde yaşayan Türkler pek doğa sporu yapmasa da, hükümet güzel görünen işlevi az broşürler baştırmış. Avrupa’daki kriz yüzünden doğa turizmi için gelenler azalmış. Lefkoşa Ercan Havalanı’nın uluslar arası uçuşlara kapalı olması KKTC’yi zor durumda bırakıyor.

Beşparmak Dağlarında Koşmak
Yarış web sitesinde yazandan (en azından 2013 yılı başında yazılanlardan) anlaşılamadığı kadar sert bir yarış. Sertlik mesafe ve yükseklik profilinden ziyade, zeminin bozuk olmasından kaynaklanıyor. Son 50km, özellikle son 30km, çok bozuk ve taşlık arazide, sanki patika yokmuş gibi gidiyorsunuz. Yarıştan 2-3 hafta önce yağan aşırı yağmurların oluşturduğu seller orman yollarına da bol miktarda taş sürüklediği için biz ayak tabanlarımızı rahatsız eden zeminde ilerledik. Ayakkabının yumuşak ve ince tabanlı olması kesinlikle dezavantaj, baton kullanmak da avantaj.

Katara Kalesi, 04:50, pre-start foto. F:Castlesultra.com

Katara Kalesi, 04:50, pre-start foto. F:Bryan

Kantara Kalesi‘nin hemen altından start alıp asfaltta yokuş aşağı birkaç kilometreyi koşarak yarışa başladık. Bu bölümde geçen senenin birincisi David Simpson, Aykut Çelikbaş, Elena Polyakova ve Mustafa Üçbilek ile beraber hızlıca bir tempodaydık. Elena hep akıllı koşar, ilk o yavaşladı. İlk kontrol noktasında Mustafa arkamda kalırken ben de Aykut ve David’e yetişmek yerine biraz daha kontrollü bir tempoda koşmaya başlayarak geride kaldım.

Hemen start sonrası F: Catlesultra.com

Hemen start sonrası, David’in yanında koşarken F: Bryan

İkinci kontrol noktasına kadar orman yollarda sabah serinliğinde yanlız başıma devam ettim. Ufak yarışlarda tek başınıza uzun süreler koşabilirsiniz ve ben de öyle bir gün yaşayacağa benziyordum.

Kontrol Noktası 2'ye yaklaşırken. Toprak Orman yolları genelde bu minvalde. F: Bryan

Kontrol Noktası 2’ye yaklaşırken. Toprak Orman yolları genelde bu minvalde. F: Bryan

Rotada işaretleme %90 zeminde/taşlarda kırmızı noktalar (Red Dots) ve %10 ikaz şeridi parçalarıyla yapılmıştı. Taş zemindeki noktaları bulmak çok kolay değildi. 2 boyutlu olduğu için zemine paralel olanları ancak yaklaşınca görebiliyordunuz. Rotayı ilk kez koşanlar daha temkinliydik. KN2’den sonraki etapta ufak tereddütler, ileriler yaparak doğru yolu takip ettim. Aklıma hep Geyik Koşuları‘nda kaybolup şikayet edenler geldi. Gelmesinler onlar buraya, ağlaya ağlaya bitirmeleri gerekebilir. Patika yarışlarında işaret bakacaksın, o kadar…

Kontrol Noktası 2'den sonra dar ve teknik patikalar başladı. Bu bölümde zemin hala temiz büyük ölçüde. F: Uli Von Davlos

Kontrol Noktası 2’den sonra dar ve teknik patikalar başladı. Bu bölümde zemin hala temiz büyük ölçüde. F: Uli Von Davlos

KN2’den sonra parkurda ilk patika etabı başladı. Patika etapları çok keyifli ve teknik etaplar. Yarışın 2. yarısında zemin çok daha zorlu, Beşparmak Dağlarının keyfini çıkartabiliyorsunuz. KN2-KN3 arası maki bitkileri arasında yer yer dik yokuşlardan aşağıya inerek dar patikalarda koşuyorsunuz. Bu bölümde şerit parçaları da yol işaretlemesi için var. 1-2 yerde rota bulmakta tereddüt ettim, ileri geri işaret bakındım. Bu ayağın son kilometresi ana yolda asfalt kenarından KN3e gidiyor. Yarışta 3 adet çanta bırakabiliyoruz ve 29.km’deki KN3 ilk çanta noktası. Birkaç atıştırmalık alıyorum, fazla kıyafet ve fenerimi bırakıyorum.

Ilgaz Kuruyazıcı'nın hazırladığı rota eğim profili yarışta işimize çok yaradı.

Ilgaz Kuruyazıcı‘nın hazırladığı rota eğim profili yarışta işimize çok yaradı. Bu profil yarış öncesi organizasyonun yayınladığı GE dökümanları baz alınarak yapıldı. Bazı etaplar (özellikle son 9K) biraz farklı gerçekleşti.

Yol kenarındaki KN3’ten dik bir rampa çıkıp toprak yollara bağlanarak, uzun bir yokuş tırmanıyoruz. KN4’ten KN5’e aldığım suyu tamamen bitiriyorum. Son 2 ay İznik Ultra ve ofis işleri sebebiyle aksayan antrenmanların eksikliği çıkmaya başlıyor. Üst bacak (squad) kaslarım yorulmaya başladı. Toprak yollar fındık-ceviz-limon ebatlarında taşlarla dolu. Yakın zamandaki aşırı yağışların sel etkisiyle gelmişler. Duyurulardaki “jeep track” ibaresine dayanarak çok yumuşak ve ince tabanlı TNF Hayasa papuçlarımın altından bütün taşlar ayağıma artık batmaya başladı. Sonuç, aşağıda da görebileceğiniz üzere neredeyse yarı yarıya yavaşladım.

Koşu sırasında Garmin 305 ile kaydettiğim eğim profili ve mesafeye göre nabız grafiğim.

Koşu sırasında Garmin 305 ile kaydettiğim eğim profili ve mesafeye göre nabız grafiğim.

 

Benim KN geçiş GPS mesafe ve zamanlarım. KN8= Finish

Benim KN geçiş GPS mesafe ve zamanlarım. KN8= Finish

Alevkaya’daki KN5, ikinci çanta noktasıydı. İlk kez bir yarışta ayakkabı değiştirmek üzere çantamı aldım, Asics Gel Fuji Racer‘ları giydim. Tshirtümü atlet ile değiştirip bir yandan güneş kremi sürüp diğer yandan ikram masasından atıştırmaya devam ettim. Aniden Elena koşarak geldi , hızla ikmal yaptı, bana söylendi ve ağzına noktalar attı. Asabi olmasının sebebi 2dk sonra geldi: Janet Anderson . Elena hızla devam etti, Janet bir-iki dakika içinde toparlanıp hareket ederken ben de durmanın ecele faydası yok diyerek yetiştim. İlk dar patikada ayakkabı değişiminin çok isabetli olduğunu görüp yokuş aşağı inerken yol isteyip hızlandım. Ancak rampa yukarı ve düz eğimde koşma hızım oldukça düştüğü için Janet kısa süre sonra 20-30 metre arkama geldi. Sık çalılarda dolanan bir etapta 2012’den kalma bir işaretle yanlış yöne 100 metre kadar gittim. İlk başlarda Janet’in takip etmediğini fark edince onun kaybolduğunu düşündüm, ancak sonra kırmızı nokta görememenin stresiyle yavaşlayıp sağa sola dolandım, sonunda inat etmeyip son gördüğüm noktaya dönüp rotanın 180 derece farklı yöne gittiği gerçeğini keşfettim. Bitki örtüsü açıldığında, Janet’in 200 metre arkasına düşecek kadar hata yaptığımı gördüm. Önünüzde, sizden uzakta giden bir koşucuyla aranızdaki mesafeyi kapattığınızı göremiyorsanız, maalesef hızınızı koruyamıyor ve yavaşlıyorsunuz. Haftalık kilometre eksikliği artık bu 55.km.lerde iyice bastırdı. Ve ilk uzun yokuş aşağıda kötü haberi öğrendim: squad kaslarım artık bitmişti. Güçlü yanım olan yokuş aşağı hızlı koşmak, yarışın erken km.lerinde kalmıştı… Bir yol kenarı restaurantın önündeki KN6ya ulaşmadan önceki dik ve patikasız etap sonraki ayağın habercisi gibiydi- ama anlamadım…

KN6’da gönüllülerden limon ve tesisten tuz alarak vücudum kadar moralimi de yükselttim. KN6-KN7 arası, en manzaralı etap. Yarış brifinginde bu etaptaki 10km.nin çok yavaş geçeceğini, zor olacağını söylemişti Bryan. Klasik Toroslar kalkerli alçak otlu yamacında, dar bir keçi patikasında 1km kıvrıla kıvrıla tırmandıktan sonra patika beli belirsiz hal aldı. Artık, bir dağın tepesine doğru, dağcılık günlerimden hatırladığım taşlık rotalardan birinde, kırmızı nokta arayarak gidiyorduk. Hem taşların üzerindeki noktaları görmek için yavaş gitmek zorundaydık hem de asimetrik taşlar arasında veya taştan taşa gitmek çok yorucu, oldukça yavaştı. Etabın yan geçiş ve yokuş aşağı bölümleri bitik squadlarımı zorluyordu. Janet’i bir süre gördüm, fark 500meter civarındayken ormana girip kayboldu. Kıbrıs’a baton getirmediğime pişman oldum. Bu etap, yorgunluk üzerine binen psikolojik yıpranma ile uzadıkça uzuyordu. 8 km ve 1,5 saat sonra asfalt bir yolun yakınındayken ona ineceğim umuduna kapıldım ama nafile… Keçileri zorlayacak oynak taş zeminde yan geçmeye devam ettik. Derken, bir zigzagı kısa kestim ve kırmızı noktaları kaybettim. Yamaçta alçalıp aramak en akıllıca hareket olacaktı. Ama bunca saat sonra beynine az oksijen gidiyor insanın. İniş çıkmak zor geldi, dağcılık içgüdülerim yamacı sağa doğru dik çık, bir nota görürsün, göremezsen kaya duvarlarının altında paralel patika bulur ilerde yakalarsın dedi. Kayalarda ellerimi kullarak tırmanıp o pararlel patikayı buldım ama 50metre sonra dev bir kayada sonlandığında moralim bozuldu. Hemen kayaya tırmanıp yan geçmek için hamle yaptım ve “DUR CANER” dedim. Son 10 dakikadır kestirme yapmak istiyordum ama sürekli daha da sarpa sarıyordu işler… Yapılması gerekeni yapmalıydım. Nokta buluncaya kadar in, aşağılarda ara, tekrar yükseklik kazan. Sevgili Aykut’un geçen seneden bana aktardığı Beverly Sills vecizesini hatırladım “There are no shortcuts to any place worth going” (Gitmeye değer hiçbir yere kestirme yol yoktur).

Patikaya döndükten 4 dakika sonra kontrol noktasına vardım… 600 metre ilerde, tepeciğin ardındaymış…
KN7- Buffavento Kalesin altındaydı. 3. bırakma çantamla aramda 170metre yukarıda duran foto-kontrol noktası vardı. Bu irtifayı yüzlece basamak ve setten oluşan beton patikada 1250 metre tırmanarak ve sonra aynı yolu inerek aldım.

Ve Zirve! Buffavento Kalesi'nin tepesinde duman karşılayınca manzara göremedim. F: Kagan Tuncay

Ve Zirve! Buffavento Kalesi’nin tepesinde duman karşılayınca manzara göremedim. F: Kagan Tuncay

kale3

170meter tepeden sol tarafında KN olan yol ve tırmanışın son metrelerine bakış. F:Kağan Tuncay

Kaleye çıkıp inmek, bitmiş bacaklar ve hızlı inmeye kalktığımda biraz ağrımaya başlayan dizlerle yarım saate yakın sürdü. Son etapta sakatlık olmaması için dinlenmeye, beslenmeye karar verdim. Eğer yarış sonucu açısından düşünmek gerekiyorsa, arkadan birisi gelip bana yetişmediği sürece daha hızlı gitmeye gerek yoktu… Bu kararı verdikten bir dakika sonra Aykut ve David’in el ele finiş yaptığını öğrendim. Hanımlar da bu koşullarda kapatamayacağım kadar önümdeydiler. Benim için Castles Ultra bir antrenman yarışıydı. Şuanda kendimi kırmak, sakatlamak sınırındaydım ve yaz boyunca hedeflediğim Laverado UT, Dask ADAM ve UTMB yarışlarımı koşabilmek için mutlak sağlıklı bitirmem gerekiyordu. Süre teferruat.

Buffavento Kalesi altındaki  kontrol noktasında kendimi dinlendiriyorum. Sağlıkla bitirmek için gerektiği kadar hızlı gideceğim. F: Bryan

Buffavento Kalesi altındaki kontrol noktasında kendimi dinlendiriyorum. Sağlıkla bitirmek için gerektiği kadar hızlı gideceğim. F: Bryan

Yarışın son 9km.sine başlıyorum. Bu, aynı zamanda Mountain Goat yarışmacılarının parkuru, çoğu patika koşusuna yeni başlıyorlar. Ben kaleden inerken start aldıklarını gördüm. Bu etap beklenmedik şekilde sert bir zeminde, kırmızı nokta bulma zorluklarıyla başlıyor. 1 km sonra başlayan oldukça dik iniş bittiğinde grafiğe (Ilgaz’ın GE datalarına göre hazırladığı), Bellapais’e varmaya az kalmış olmalıydı… ama tekrar yükselip tekrar iniyoruz. Rotayı bilmeyen birini tedirgin eden, son kilometreye kadar köyü göremediğiniz bir rota. Yarışın ismindeki Abbey olan Bellapais Manastır’ın önünde bitiriyoruz. Üstlerini değişmiş Aykut ve Elena beni karşılıyorlar. Sıra diğer dostları beklemeye geliyor. Organizasyonun resmi saatine göre zamanım 11:59:57. Genel klasmanda (karışık cinsiyet) 5.yim.

20130623-085347.jpg

77km ve 12 saat sonra bitiş çizgisini geçmenin mutluluğu… F: Aykut Çalikbaş

Girne’ye yolunuz düşerse Bellapais Manastırı’na mutlaka uğrayın. Eski heybetini hayal edebilmeniz için ibadet bölümündeki ahşap mobilyalar ve Doğa Akdeniz’in en başarılı Gotik mimarisi olarak gösterilen yemek salonu etkileyici. Şanslıysanız o salonda konsere denk gelebilirsiniz.

Organizasyon:
-Ufak ama tutkulu bir ekibin düzenlediği ufak bir yarış. Şatafat şaşa yok. Nokta atışı, yalın çözümler var. Start finiş takı, ses sistemi beklemeyin. Kayıt işlemleri otelin bir köşesinde, ödül töreni sadece birinciler için.
-Rota işaretlemesi dikkatli takip gerektiriyor. Kırmızı noktaları takip etmek mutlak dikkat istiyor. Zaman zaman tereddüt edeceğinizi, kaybolacağınızı biliniz. Patika yarışlarında işaret takibi gerekir. Az bütçeli ve ufak ekiplerin görev yaptığı 80km uzunluğunda bir yarışta rotanın tamamının direkler ve şeritle işaretlenmesi beklenemez. Bu bir eksiklik değil işin doğası. Bazı bölümler desteklenebilir.
-Görevli ve gönüllüler oldukça pozitif, güler yüzlü.
-İkmal noktalarındaki masalarda muz, portakal, cips, su, kola, hellim peyniri, elektrolit tozu, kek ortak malzemeler. Bazı noktalarda karpuz, bisküvi, çikolata vardı. Oldukça yeterli ve boldu.

Parkur:
-Manzara ve doğa harika. Kesinlikle koşmaya değer bir deneyim.
-Eğim profili orta şeker. Kolay değil ama çok da zor değil. Yinede 77km de 2700m tırmanış yokuş çıkmaya ve dik eğimlerden inmeye alışkın olmayı, bunun antrenmanını yapmayı gerektiriyor.
-Zemin ilk 30-35km görece düz ve rahat. Ancak sonrasında taşlık, kayalık ve dağlık. Basış zor ve yorucu. Bozuk belirsiz patikalar, dağ çarşaklarında antrenman yapmak büyük avantaj.
-2013 yılında hava sıcaklığı Mayıs sonunda beklendiğinden serin gerçekleşmiş. Yine de sıcaktı. Güneş çarpmasına tedbir almak, sıvı ve elektrolit tedarik etmek gerek.

Notlar:
-Baton taşımaya değer bir patika koşusu.
-Ayakabınız taş ve kayalık zemine uygun, ayağı koruyacak yapıda olmalı.
-Yanınızda en az 1 lt su kabı olmalı, ara noktalarda iyi sıvı alıp beslenmeli, şişelerinizi doldurmalısınız.
-Sıcak ve güneşte derinizi yakmayacak, bunaltmayacak ama güneşten koruyacak kıyafetler giymelisiniz.
-Kebap bir yarış değil, organizatörler bu sert araziye alışık oldukları için tanıtımlarda daha kolay anlaşılıyor.
-Bu kadar ufak bir ekiple böyle güzel bir yarış kotarmak alkış hakkediyor. Emeği geçen herkese teşekkürler.
-Aykut’un kaleminden okumak isterseniz ingilizce yazdığı yarış raporu burada.

Garmin datası: http://connect.garmin.com/activity/319556158

Uzun koşular ile ilgili benzer rapor ve yazılarım:
Eco Trail Paris 80K Raporu
UTMB 2012: Bir dağın gölgesinde koşmak
Kartepe Çık-İn Koşusu
DASK ADAM 2012yi Kazandık!
Yıldız Parkı 6 Saat koşusu
İznik Ultra Maratonu için Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları
Belgrad Ormanında Patika Parkuru: Geyik Koşuları
Team Ultra Trail Runner (TUTR) Çekmeköy Deneme koşusu 45km, 22 Ocak 2012
Göynük Patika Koşusu: Ali’nin Yolu
Ultima Frontera 160: Geldik, gördük, koştuk
I. Sigma Cam Çekmeköy 50K: Türkiye’nin ilk tek etap ultra patika koşusu
TDS Video hikayesi: Online Video Belgeselimiz
UTMB-TDS Raporu

Runfire Ultra 2012 arşiv yazılarım:
Runfire Ultra 2012 Değerlendirmesi
Runfire gün 6 – son etap
Runfire gün 5 uzun etap
Runfire gün 4
Runfire gün 3
Runfire gün 2
Runfire gün 1
Runfire canlı takip ve yayın, video linki.
Runfire yarış öncesi, sıfırıncı sayfa
Runfire Cappadocia Hazırlıklarım

Leave a Reply

Pin It on Pinterest

Share This
Get Adobe Flash player Plugin by wpburn.com wordpress themes